Ankara’da görevli Başkomiser Cengiz Özak, 26 Şubat 2024 tarihinde yaşamına son verdi. Bu trajik olayın ardından, Özak’ın ailesi ve emniyet camiasındaki bazı sosyal medya hesapları tarafından ortaya atılan “mobbing” iddiaları kamuoyunda geniş yankı buldu. Aile ve yakın çevrenin ifadelerine göre, Özak’ın intiharının temel nedeni, üstleri tarafından uygulanan yoğun psikolojik baskı ve görev yeri değişiklikleri gibi uygulamalardı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatırken, İçişleri Bakanlığı da konuya ilişkin inceleme başlattığını duyurdu. Cengiz Özak’ın geride bıraktığı belirtilen intihar notu ve sosyal medyada paylaşılan mesajlar, emniyet teşkilatında yaşanan mobbing iddialarının ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Başkomiser Cengiz Özak Kimdi?
Cengiz Özak, uzun yıllardır emniyet teşkilatında görev yapan, deneyimli bir başkomiserdi. Özellikle Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nde FETÖ/PDY, dolandırıcılık ve rüşvet gibi kritik dosyalarda başarılı operasyonlara imza attığı biliniyordu. Arkadaşları ve meslektaşları tarafından başarılı ve çalışkan bir personel olarak tanınıyordu.
Mobbing İddialarının Detayları
İddialara göre, Başkomiser Cengiz Özak, son dönemde üstleri tarafından sistematik bir psikolojik tacize maruz kalıyordu. Bu tacizin temelinde yatan olaylar zinciri şu şekilde sıralanıyor:
- Görev Yeri Değişikliği: Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ndeki başarılı görevine rağmen, “tayin döneminin bitmesine üç ay kala” Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne tayin edildiği belirtildi. Ailesi, bu atamanın cezalandırma amaçlı olduğunu öne sürdü.
- “Ceza” Nitelikli Vardiyalar: Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne atanmasının ardından, deneyimine ve rütbesine aykırı bir şekilde gece amiri olarak görevlendirildiği iddia edildi. Bu durumun, kendisini pasifize etme ve yorma amacı taşıdığı dile getirildi.
- Asılsız Suçlamalar: Bir uyuşturucu operasyonu sırasında başka bir birime atandığı halde, operasyonda “yakalama yapamamakla” suçlandığı ve bu nedenle psikolojik baskıya maruz kaldığı iddia edildi.
- Üstlerden Gelen Baskı: Özellikle Çankaya İlçe Emniyet Müdürü ve yardımcıları tarafından yoğun bir baskı altında tutulduğu, performans düşüklüğü gibi bahanelerle sürekli eleştirildiği belirtildi.
Soruşturmalar ve Kamuoyunun Tepkisi
Başkomiser Cengiz Özak’ın yaşamına son vermesiyle birlikte, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hemen soruşturma başlattı. İçişleri Bakanlığı da konuyu hassasiyetle takip ettiklerini ve gerekli idari incelemelerin başlatıldığını bildirdi. Ancak, olayın emniyet teşkilatında yarattığı yankı ve sosyal medyadaki tepkiler, konunun sadece adli ve idari soruşturmalarla sınırlı kalmayacağını gösteriyor.
Sosyal medya platformlarında, özellikle “polis_imdat_” gibi hesaplar, Cengiz Özak olayını “sistemli mobbingin acı bir sonucu” olarak değerlendirdi. Benzer vakaların daha önce de yaşandığına dikkat çekilerek, Komiser Yardımcısı Gökhan Beyazıt, Komiser Yardımcısı Efe Öncü ve Polis Memuru Sefa A. gibi isimlerin intiharları hatırlatıldı. Bu durum, emniyet teşkilatında mobbing ve psikolojik baskının daha derinlemesine incelenmesi gerektiği yönünde güçlü bir kamuoyu baskısı oluşturdu.
Toplumun her kesiminden, emniyet teşkilatı içerisinde yaşanan bu tür olayların şeffaf bir şekilde soruşturulması ve sorumluların cezalandırılması yönünde talepler yükseliyor. Aile, bu olayın örtbas edilmemesi ve adaletin yerini bulması için sonuna kadar mücadele edeceğini belirtti.
Mobbing iddiaları gündemde: Başkomiser Cengiz neden yaşamına son verdi?
Başkomiser Cengiz Özak’ın yaşamına son vermesinin temel nedeni olarak, ailesi ve emniyet camiasındaki bazı kaynaklar tarafından üstleri tarafından uygulanan yoğun psikolojik taciz (mobbing), cezalandırma amaçlı görev yeri değişiklikleri ve asılsız suçlamalar gösterilmektedir. Bu iddialar, olayla ilgili yürütülen adli ve idari soruşturmaların merkezinde yer almaktadır.
